Muhammed Emir AKYOL/Youth Think Tank Genel Sekreteri

Birçoğumuz işlerini yetiştirme noktasında çetin imtihanlar geçiriyor. Yapılması gereken işlerimizin listesi epey uzun. İş dünyasının beklentileri, serbest zamanlarımızı kalite geçirip yeni haftaya daha canlı başlamak, ailemize karşı sorumluluklarımız… Liste uzatılabilir. Farklı alanlarda çoklu görevlerimizin olması işleri öncelik sırasına koymak için fazlasıyla yeterli bir sebep. Bir anlamda günümüzü, haftamızı, ayımızı planlı olarak yürütmek görev başarı yüzdemizi arttırabilir ve yeni görevlerin açılması için bir anahtar işlevinde olabilir. Evet, planlı olmak iyidir. Kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenlerin idrakinde olmak değerlidir. Bununla birlikte listemizdeki tüm görevler bizim için ilgi çekici olmaz. Bazı görevlere iştigal etmek istemeyiz, erteleriz. Erteleme döngüsünün girdabına girmek ise bizi hedeflerimizden adım adım uzağa götürür. O halde görevler ve sorumlulukların öncelik sırasına konması için bazı formüller geliştirmeye ihtiyaç var. Karşımıza iki perspektifi bir arada kullanacağımız bir mozaik çıkıyor. “Eat the frog” yani kurbağayı yiyerek güne başla. Bunun yanında basit görevleri başarmanın gücünü küçümseme. Görevi nihayete erdirmenin salgıladığı dopamin seni daha zor görevlere bağlayacak. Eat the frog ile başlayalım.

Listemizde bizim için en keyifsiz, zor ve ilgi çekmeyen görevi ilk başta halletmek bu felsefenin temeli. Eat the frog midemizi kaldıran bir etkiye sahip olsa da manası derin. Sonuçta gün içerisinde başınıza gelebilecek en kötü şeyler listesinde kurbağa yemeyi geçebilecek bir öncül bulmak zor. Dolayısıyla en zor, çetrefilli, isteğinizin düşük seviyede kaldığı görevi günün başında halletmek diğer görevlerin daha kolay yapılmasını mümkün kılabilir. Öğrenme psikolojisi alanında sıklıkla bahsedilen Ziegarnik Etkisi de aslında bunu destekliyor. Bu etki yapılmayan iş ve görevlerin zihinde bir baskı oluşturacağı ve sürekli hatırda kalacağını belirtiyor. Gün boyunca içinizi kemiren o görevi son sıraya bırakmak diğer görevlerinizi layıkıyla yerine getirmeyi zorlaştırıcı bir tesir oluşturabilir. Dolayısıyla zor, çetrefilli ve nispeten daha isteksiz olduğunuz görevi günün ilk sırasına koymak listede karaladığınız öncül sayısını azaltabilir. Bunun yanında kalan görevler size daha basit geleceği için performansınızı arttırabilir.

Şunu da ifade etmeliyiz. İsteksiz olduğunuz bir görev üzerinde çalışmak hatta masaya oturmak kolay değil. Her zaman bu felsefeyi benimsek elbette zor. O halde basit görevleri hızlıca tamamlamanın gücünü de es geçmemeliyiz. Yani bazen kendinizi zor göreve hazırlamak için sizi daha az yoracak görevleri de öncelemek makul. Güne başladınız, yapmanız gereken 2-3 telefon görüşmesi var. Listenizde yer alıyor. Önce bunları temizleyip dopamini biraz arttırdıktan sonra da kurbağayı yiyebilirsiniz 🙂 Farklı bileşimleri denemek gerek.

Ahir zamanın bereket üzerindeki negatif tesirini düşündüğümüzde zamanı etkin yönetmek ve görevleri öncelik sırasına koymak oldukça değerli. Bu anlamda her günümüze yeni bir meydan okuma nazarıyla bakmak, görevleri tamamlayıp daha karmaşık olanlarına geçmek gerek. Bunun için bazen kurbağa yemek gerekebilir.

Verimli, bereketli ve yapılacaklar listesinin karalamalarla dolu olduğu bir plan temenni ediyorum. Sağlıcakla kalın..

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir